KarmaDrama,
sosyalizmin ve donmuş ütopyanın içerden bir eleştirisi olan ‘Berlin Tebeşir
Dairesi’ni sahneliyor.
Kolektif
üretim ve üretileni yaşama sunma amacıyla bir araya gelen KarmaDrama;
2001 yılında ODTÜ öğrencileri tarafından kurulmuş. İstanbul Üniversitesi
Öğrenci Kültür Merkezi oyuncuları, İTÜ oyuncularının da katılımıyla 30
kişilik bir ekip ortaya çıkmış. Grup, Söyleyecek sözü olan ve sözünü tiyatro
aracılığıyla söyleyen, farklı meslek gruplarından (reklâmcı, mühendis,
psikolog, tasarımcı, ...vb) , gençlerden oluşuyor. Farklı düşünce dizgeleri
kullanan KarmaDrama, 2001–2002 sezonunda, ünlü Alman tiyatro yazarı Peter
Weiss'in Marat/Sade adlı yapıtını sahneledi. 2003–2004 sezonunda grup
şan ve oyunculuk eğitimine ağırlık verdi.
Bu
sezon ise, ABD'li yazar Charles Mee'nin eseri Full Circle'ı, Başak Yeşil'in
çevirisiyle "Berlin Tebeşir Dairesi" adıyla sahneliyorlar. Oyunun
yazarı Charles Mee postmodern bir aktivist. Edebiyattan tıbba birçok farklı
disiplinlerden parçalar ve teknikler kullanarak postmodern bir üretim
yapıyor ama modem kaygılarla. Çok sayıda oyundan alıntılar yapılarak oluşturulmuş'
bir kolaj. "Yeniden Yapım" (re-making) denen bir teknik kullanarak,
Li Quanfu'nun 14.yy'da yazdığı "Tebeşir Dairesi" (Huilan Ji)
adlı oyun temel alınmış. Bu oyun 1924'te Alman yazar Klabund tarafından
Der Kreidekreis adıyla yenilenmiş, Brecht tarafından 1926'da 'Kafkas Tebeşir
Dairesi' adıyla sahnelenmiş ve Türkiye'de KarmaDrama tarafından ilk kez
sahneye konuyor.
Berlin
Tebeşir Dairesi'ndeki karakterlerin her biri toplumsal bir kategoriyi
ve hayata bakış açısını sembolize ediyor. Aktüel olay ve kişilerin isimleri
kullanılıyor. Duvarın yıkılmasıyla başlıyor oyun. Yönetmen Abdullah Cabaluz,
oyunu şöyle özetliyor. "Kapitalizmin ne olduğunu herkes biliyor ama
sosyalizm de birçok sorunu çözemedi, öyleyse sorun nedir, ne yapılmalı?
Oyun, bireyin yetmediğini, toplumun da bireyi reddederek bir yere varamayacağını
düşündürüyor".
ODTÜ
oyuncularından Bülent Dedeoğlu bir askeri canlandırıyor: "Rejim çöktükten
sonra soytarıya dönen ve sorgulanan, eleştirel yaklaşılmış bir toplumsal
kategori olarak sosyalist sistemin askerini oynuyorum. Zavallı ve komik,
aidiyet sorunu olan bir tip" diye tanımlıyor oynadığı karakteri.
Oyunda
Warren'i canlandıran Yavuz Ağca ise oynadığı karakteri: "Dünyadan
bir ölçüde kopuk, reklâm sloganlarıyla yaşayan, hamburger ve kola ile
beslenen, duvar yıkıldıktan sonra insanların özendiği bir tip" olarak
tanımlıyor.
Oyundaki
esas karakterlerden biri de bebek Karl Marx. Yönetmen Abdullah Cabaluz
"Oyun, yıkılan duvarla birlikte reel Sosyalizmin kalıntılarının,
katıksız bürokrasinin, kemikleşmiş, donmuş ütopyanın, sosyalizmin içerden
eleştirisi. Marx'a bir dönüş, bir hatırlama ve yeni bir doğuş olarak adı
Marx olan bebek önemli bir karakter. Yaşanan sapmanın Marx'tan kopma ve
uzaklaşma olduğunu düşündürüyor." diyor.
Suat
Hayri KÜÇÜK
Birgün Gazetesi / 16 Mart 2005 - Çarşamba |