Bankacı, avukat ve reklâmcılardan oluşan ‘KarmaDrama’ oyuncuları işlerinden arta kalan vakitlerinde kostümler giyip sahneye çıkıyorlar.

Mesai sonrası emanet sahnede ‘perde’ diyorlar.

Sahne ışıkları söndüğünde, alkışlar sustuğunda ve salon boşaldığında kostümlerini üzerinden çıkaran ve makyajını silen oyunculara ne olduğunu çok kişi merak etmiştir. İlk tahminler arasında bu insanların elbiselerini kuşanıp, kravatlarını bağlayıp bambaşka alanlarda kariyerlerine devam ettiği pek yer almaz. Oysa Karma Drama oyuncuları tam dört yıldır bunu yapıyor.

Ekipte avukatlar, eczacılar, bankacılar, reklâmcılar, bilgisayar mühendisleri var. Prodüksiyonun dekorundan kostümüne, dramaturgisinden tanıtımına her aşamasıyla bu grup ilgileniyor. Karma Drama ekibi, amatör tiyatrolar arasında hem sayıca kalabalık olmaları hem de ortaya koydukları iddialı oyunlarla dikkat çekiyor. Birçok kariyer sahibi insanın basit hobileri için bile zaman yaratmakta zorlandığı bir zamanda, bu grup, hiç de mütevazı olmayan bir özveri ve belki de meydan okuma örneği.

“Çingene bohçası zengin olur"
Çekirdek kadro, 27 kişilik bir ekip. Çoğunluğu bir zamanlar Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ) Oyuncuları, İstanbul Üniversitesi Öğrenci Kültür Merkezi (ÖKM) Sahnesi ve İstanbul Teknik Üniversitesi Oyuncuları bünyesinde amatör tiyatro ile uğraşmış isimler. Okullardan mezun olup iş hayatına atılmak onları tiyatro yapmaktan, tiyatroyu tartışmaktan alıkoymamış. 2001 yılında İstanbul'da yaşayan 4–5 kişinin girişimiyle kurulan KarmaDrama, kısa zamanda “Marat/Sade" gibi tiyatro külliyatının iddialı oyunlarından birini sahneye; koyabilecek sayı ve nitelikte bir ekibe dönüşmüş.

Farklı meslek gruplarından genç profesyonellerin ağırlıkta olduğu grup, bu özelliğin kendilerini zenginleştirdiğine inanıyor. "Çingenenin bohçası zengin olur" düsturuna sahip çıkan tiyatrocular, mesleki donanımlarını, karşılık beklemeden bu oyunda kullanıyor.

'Bu iş çok emek istiyor’
Beden egzersizleri, oyunculuk, şan ve stilizasyon çalışmalarını oyun hazırlığıyla eş zamanlı götüren ekip, İzmir-İstanbul arasında mekik dokuyan bir yönetmenle Beyoğlu’ndaki Tarhan Koleji'nin lise müsamereleri için kurulmuş, imkânları kısıtlı salonunu öğrencilere verdikleri tiyatro eğitimi karşılığında kullanma imkânına kavuşmuş. Burada yaptıkları 3 buçuk ay süren geceli gündüzlü çalışmalardan sonra Marat/Sade izleyici karşısına çıkmış. KarmaDrama'nın ODTÜ kökenli üyelerinden Abdullah Cabaluz, o dönemi "Biz ilk deneyimden sonra gördük ki bu iş çok zor. İstanbul' da 4–5 kişinin 25 kişiyi bir araya toplayarak Projeyi sağlıklı bir şekilde devam ettirmesi neredeyse imkânsız. Hele bir de emanet gibi başkalarına ait sahnelerde çalışıyorsanız" diye özetliyor.

Bilgi Üniversitesi destek verdi
İlk 10 temsilin ardından başrol oyuncularından birinin askere gitmesiyle amatör tiyatroculuğun olağan bunalımlarından birini yaşayan grup, yılmamış. Hemen yeni bir oyun, çalışmak yerine birbirlerini eğitmeye ve ortak bir tiyatro dili geliştirmeye ağırlık vererek, bir sene sonunda başka bir oyun sahneye koyabilecek olgunluğa erişmiş. Biraz tesadüflerin yardımıyla, ama daha çok 11 Eylül ve sonrasında ABD'nin Afganistan ve Irak' a askeri çıkarmasıyla gelişen atmosferin etkisiyle KarmaDrama; savaş, yıkım, devrim gibi toplumsal travmalar yaratan dönemleri ele alan oyunların izini sürmüş.'

Yönetmen yardımcılığını üstlenen Orkun Yeşim, Berlin Tebeşir Dairesi'nde karar kılmalarının KarınaDrama'nın yaptığı işi ne kadar ciddiye aldığının da bir kanıtı olduğunu söylüyor. Yeşim, "Tam Irak ve Afganistan'a işgallerin gerçekleştiği dönemde bu oyunu bulmamız tesadüf değildi. Biraz oyunların kendi dertleriyle bizim dertlerimizin buluşmasının da payı var. Amacımız tiyatro olsun diye herhangi bir şey yapmak değil" diye konuştu. Oyunun hayata geçmesinde, gruba kapılarını açan Bilgi Üniversitesi'nin de büyük katkısı var. Üniversite yönetiminin Dolapdere kampusundaki salonu KarmaDrama'nın prova ve temsilleri için kullanıma açması oyunun seyirciyle buluşmasında önemli rol oynamış. Yeşim, "Çalışacak yer her zaman sorun. Bilgi'dekiler çalışmalarımızı duyunca hemen gelin oynayın dediler. Üniversiteye şükran borçluyuz. Buraya hiç para ödemeden istediğimiz koşullarda çalışamasaydık bu oyun çıkmazdı" diyor.


GÖKÇEN DAĞDELEN (Avukat, oyuncu)
Bazılarına izlemek bile zor geliyor
Tiyatro ile uğraştığını öğrenen meslektaşlarının kendisini takdir ettiğini söyleyen Dağdelen, sahnede ve sahne dışındaki iki hayatın birbirini dengelediğini düşünüyor. Tiyatro ve avukatlık arasında bir tercih yapmak zorunda kalmak istemediğini söyleyen Dağdelen, "İnsanlar, 'nasıl yapıyorsun inanamıyorum', diyorlar. Sinemaya bile gitmek onlar için angarya gibi. Böyle bir şeye şaşkınlıkla bakıyorlar. Tiyatro yapmayı bırakın, oyun izlemeye gitmek bile çok zor onlar için" diye konuşuyor.


ORKUN YEŞİM (Haberci, yönetmen yardımcısı)
Yaşadığımız sıkıntılar bizi motive ediyor
Hayata geçtiği ilk günlerden bu yana KarmaDrama'nın bir parçası olan ÖKM Sahnesi oyuncusu, yaptıkları işin sadece tiyatro sevgisiyle açıklanamayacağını söylüyor. Yeşim, "Bir sürü olumsuz denebilecek koşulda çalışıyorsunuz. Tiyatroya karşı normalin üzerindeki bir ilgi elbette olmalı. Ama bu bahsettiğimiz oyunlardaki dertler de bu işi yapmamızda motive edici oluyor" diyor.


ABDULLAH CABALUZ (Bankacı, yönetmen)
Tartışarak ucu açık rejiler üretiyoruz.
Tiyatro ile ODTÜ Oyuncuları'na katıldığı yıllarda tanışan Cabaluz, KarmaDrama'da bulunan herkesin tiyatro yapmak için ayrı bir gerekçesi olduğuna inanıyor. Cabaluz, metin seçerken ve üzerinde tartışırken de bizi en keyiflendiren şey o metnin toplumsal tartışmasının üzerine gitmek ve üzerinde anlaşamadığımız noktada da bir şekilde açık uçlu bırakarak birtakım rejiler üretmeye çalıştık" diyor.


Berlin Tebeşir Dairesi
1989'da yıkılan Berlin Duvarı bugüne kadar birçok kitabın, filmin, şarkının başkarakteri olmuştu. Ama herhalde hiçbiri uzun yıllar sosyalist rejim altında yaşayan bir halkın kapitalist düzenle dizginsiz tanışmasını Berlin Tebeşir Dairesi'nde olduğu kadar ironik bir dille ele almamıştı.


KarmaDrama, Amerikalı yazar Charles L. Mee'nin birçok farklı metin ve yazıdan alıntılar yaparak oluşturduğu bu "yeniden yapım" projesini Türkiye'de ilk kez sahneleyen ekip. Bütün metnin Türkçeye çevrilmesini de kendi imkânlarıyla sağlamışlar. Oyun tam bir alıntılar derlemesi. 14. yüzyılda kaleme alınmış bir Çin oyunundan da izler taşıyor, 20. yüzyıl tiyatrosunun ikonlarından Bertolt Brecht'in "Kafkas Tebeşir Dairesi"nden de. Milyon dolarlarla beş taş oynayan ABD'li yatırımcı Warren Buffett sahneden izleyiciye göz kırparken, ortaçağ Felemenk mitolojisi'nden fırlamış kahramanlar dünya sosyetesinin renkli ismi Pamela Dalrymple ile bir bebeğin velayeti üzerine çekişebiliyor. KarmaDrama'nın mart ayı içinde Bilgi Üniversitesi Dolapdere Kampusu’nda iki temsili daha olacak.

Melis ŞENERDEM
Referans Gazetesi / Pozitif - 12 Mart 2005 / Cumartesi