"bütün mesele kendini saçından tutup yükseltebilmekte

ve dünyaya yeni bir gözle bakabilmekte"

PETER WEISS
8 Kasım 1916 - Potsdam / Almanya
10 Mayıs 1982 - Stockholm / İsveç

özlem turan belkıs

Dokuma imalatçısı otoriter, çalışmaktan başka erdem tanımayan Yahudi bir baba ile sınırlı yeteneğinden dolayı sahnede önemli bir varlık gösteremeyen, evlenince de tiyatroyu tamamen bırakan aktris bir annenin oğludur Peter Weiss. Nazi baskısı nedeniyle Londra'ya göç etmeden önce on sekiz yaşına kadar Almanya'da yaşamış, gerçeküstücülüğün etkilerini taşıyan resimler yapmıştır. 1961 ve 1962'de yayınlanan otobiyografik romanları Ailenin Ayrılması ve Kaçış Noktası'nda yaşamının ayrıntılarını, tanıklık ettiği çağın, yakın ve uzak çevresinin onda açtığı yaraları, dünya ile birlikte yaşadığı değişimi anlatır. Öldüğünde ardında sekiz oyun, üç roman ve dokuz yüz sayfayı aşan not defterleri bırakır.

Peter Weiss, ailesiyle birlikte 1934'te Londra'ya, oradan Prag'a, Nazilerin Çekoslovakya'ya girişiyle de 1945'te İsveç'e göç eder. Burada bir fabrikada tasarımcı olarak çalışmaya başlar ve Kaçış Noktası'nın ilk taslaklarını kaleme alır. Önceleri Çek vatandaşı olan Weiss, 1945'te İsveç vatandaşlığına geçmiştir. Günlüğüne "ben, vatansız insanlardanım" notunu düştüğünde, ilk yapıtlarını ve çevrilerini İsveç dilinde vermiş, İsveç'te toplum dışına itilmiş insanların yaşamlarını belgeleyen filmler çekmiş, Çekoslovakya'da Güzel Sanatlar Akademisi'nde eğitim almış, 1960'a kadar ressamlık yapmayı sürdürmüş, sonraları kendi anadiline yönelerek Alman yazınında çığır aşmış önemli bir yazardır.

Tüm yapıtlarında savaşın yıkıcı izleri ve sömürünün, işkencenin, barbarlığın karşısına dikilen bir başkaldırıyı cesurca ortaya koymuştur. Birey-toplum çelişkisi, onun yapıtlarındaki temel izlek ve sorgulamalardan birini oluşturur. Bu anlamda ele aldığı ve tartıştığı düzlemin uzandığı düşünce, okuyan ve izleyen için sarsıcı bir yüzleşmedir. Özellikle tiyatro metinlerinde iki karşıt tez, iki karşıt politik tavır çarpışır. Yapıtlarının çok katmanlı yapısı, izleyiciyi, kendisini ve içinde yaşadığı toplumu, dünyayı farklı düzlemlerde sorgulamaya, tartışmaya yöneltir. Sömürülen ve ezilen insanların haklarını savunan, çağdaş dünyanın vahşetini, uyumsuzluğunu ve yabancılaşmasını derinlemesine irdeleyen bir yazardır Weiss. Ona göre "eleştirmekten, değiştirmek istemekten vazgeçmek, insanın kendisinden vazgeçmesi" anlamına gelir. Eleştirmek ise elbette sadece düşünsel bir çaba değildir, eylemi, değiştirme isteğini barındırmalıdır. Marat/Sade'da, Jean Paul Marat'nın haykırdığı "Hareketsiz izlemiyorum, müdahale ediyorum. Benim için yanlışsa düzeltmek, geliştirmek istiyorum. Nedenini arıyorum, seçenek sunuyorum. Bütün mesele kendini saçından tutup yükseltebilmekte ve dünyaya yeni bir gözle bakabilmekte" sözleri, Weiss'ın yaşama karşı duruşu, kendi haykırışı gibidir.

Weiss, 20. yüzyılın vahşi çarklarına ve kendi kurtuluşu, kendi varoluşundan başka bir şey düşünmeyen bencil insanının bu çarklara kolayca boyun eğişine karşı durur, uyarır. Ona göre "kültür, bir şeye cesaret edebilme sorunudur. Okumaya cesaret edebilme, bir görüşe inanmaya cesaret edebilme, görüşlerini açıklayabilme cesaretidir". Yapıtlarında, bu cesareti sorgular, sorgulatır. Weiss'ın yazınsal değerinin, kurgudaki ustalıklı yaratıcılığının yanında ve hatta üzerindeki özelliği, bu sorgulama ve sorgulatmadaki çarpıcılığı, sarsıcılığıdır. Weiss, insanı, kendisiyle, yaşadığı dünya ve içinde bulunduğu toplumla yüzleşmeye, buna cesaretle göğüs germeye ve eyleme geçmeye iter. Peter Weiss, bu yüzleşmeyi yaşamı boyunca yapıtlarıyla ortaya koymuş cesur bir yazardır.